banner313

Ben 5’li konferansı çok gereksiz buluyorum. 5’li toplantıda Anastasiadis, Yunanistan, Akıncı, BM elbette “İki toplumlu-iki bölgeli federasyonu görüşmek istiyoruz” diyeceklerdir…

Anavatan Dışişleri Bakanlığı İkili Siyasi işler ve Denizcilik –Havacılık-Hudut Genel Müdür vekili Büyükelçi Çağatay Erciyes, 4 gün önce Twitter hesabından şu açıklamayı yaptı

“Kıbrıs meselesinin özü iki toplum tarafından 1960 yılında siyasi eşitlik temelinde kurulan bir ortaklık devletinin ortakların biri tarafından 3 sene içinde silah zoruyla gasp edilmesi ve uluslararası toplumun bu ortağı ödüllendirmesi ve üniter devletmiş gibi hareket etmesine göz yummasıdır. Rum tarafının bu üniter devletten feragat etmek istememesi, Kıbrıs Türkleri ile iktidarı ve refahı paylaşmaktan kaçınması 1968 yılından beri yapılan tüm müzakerelerin başarısız olmasının temel nedenidir. Rumlar gerçekte Kıbrıs Türklerini ortakmış gibi gösterip azınlık statüsü vermeye çalışmışlardır. Siyasi eşitlik, bir ortaklık aranıyorsa, pazarlık konusu olamaz. Müzakerelere başlayalım, bakarız denemez. Yeni bir müzakerenin başlaması ve sonuç vermesi için siyasi eşitliğin tüm unsurlarıyla birlikte önceden kabul edilmesi ve bu temel üzerinde binanın inşa edilmesi gerekir. Rum tarafı bunu yapmam derse, Sayın Bakanımızın söylediği gibi, siyasi eşitlik temelinde bir ortaklık kurulamaz. Bunun yerine egemen eşitlik temelinde iki ayrı devlet olarak bir ortaklık kurulmasına gayret edilir. Kıbrıs Türkünün siyasi eşitliğini ve güvenlik endişelerini önceden anlaşmayla garanti altına almadan sırf müzakere olsun diye bir müzakere süreci başlatmak 51 yıldır sonuç vermemiştir.”
Dışişleri Bakanı Çavuşoğlu’nun yakın çalışma arkadaşı olan ve Kıbrıs müzakerelerinin takibinden de sorumlu olan Sn. Erciyes’in bu vurgulamasının altına imzamı tereddütsüz atıyorum ve çok önemsiyorum. Ancak…

ÇAVUŞOĞLU ŞAŞIRTTI
Ancak, Dışişleri Bakanı Sn. Çavuşoğlu Kathimerini gazetesine yaptığı açıklamada 9 Eylül’de kendisinin, 4 gün önce ise Sn. Erciyes’in vurguladığı “EGEMEN EŞİTLİK” ilkesi yerine yeniden “tüm seçenekler masada” siyasetini öne çıkarmıştır…

Çavuşoğlu, önce gayrı resmi 5’li konferans toplanmasını, burada neyin görüşüleceğinin belirlenmesini, Türkiye’nin iki devletli çözümü dayatmadığını, federasyonun dayatılmasına da karşı olduğunu, referans şartlarının bundan sonra görüşüleceğini” söylemiş ve şöyle demiştir:

“Anastasiadis, Kıbrıs Türk halkı ile hiçbir şeyi paylaşmak istemiyor. Bu nedenle bu sefer ne görüşeceğimizi en baştan netleştirmemiz gerekir… Önce dönüşümlü başkanlığa evet dedi. Sonra reddetti. Bu zihniyetle yeniden bir prosedüre girersek 50 yıl daha kaybedeceğiz, hiçbir sonuç almayacağız…”

Ben 5’li konferansı çok gereksiz buluyorum.

5’li toplantıda Anastasiadis, Yunanistan, Akıncı, BM elbette “İki toplumlu-iki bölgeli federasyonu görüşmek istiyoruz” diyeceklerdir…

Yoksa bu dörtlünün “federasyon istemiyoruz” diyecekleri mi sanılmaktadır?

“Federasyon istiyoruz” dedikten sonra, tekrar referans şartlarının görüşülmesine geçilecektir..

Ama zaten Akıncı, Anastasiadis ve Lute, önceki hafta 6 tur bunu görüştüler…

Anastasiadis’in siyasi eşitliği, takvimi, garantörlüğü, hidrokarbon konusunda paylaşmayı reddettiği zaten ortaya çıkmıştır…

Böylece GERÇEK bir federasyon istemediği de yeniden net şekilde kanıtlanmıştır…

Sn. Çavuşoğlu, buna yanıt olarak “EGEMEN EŞİTLİĞE” dayalı bir anlaşmayı ilk kez telaffuz etmiştir…

O zaman yeniden 5’li konferansa ne gerek vardır?

Bunu gerçekten anlamış değilim!.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner253

banner211

banner324

banner226

banner301

banner290

banner320

banner304

banner223

banner184