banner348
banner349

Unfıcyp’in Görev Süresinin UzatılmasıΝΑ İlişkin Kararın Bugün Onaylanması Bekleniyor

Lefkoşa, 28 Temmuz 2020 : Kıbrıs’ta görev yapan Birlemiş Milletler (BM) Barış Gücü’nün (UNFICYP) görev süresinin 31 Ocak 2021 tarihine kadar uzatılmasına ilişkin kararın, gün içerisinde BM Güvenlik Konseyi tarafından onaylanmasının beklendiği haber verildi.

28 Temmuz 2020 Salı 13:10
Unfıcyp’in Görev Süresinin UzatılmasıΝΑ İlişkin Kararın Bugün Onaylanması Bekleniyor
banner337
banner351

Lefkoşa, 28 Temmuz 2020 : Kıbrıs’ta görev yapan Birlemiş Milletler (BM) Barış Gücü’nün (UNFICYP) görev süresinin 31 Ocak 2021 tarihine kadar uzatılmasına ilişkin kararın, gün içerisinde BM Güvenlik Konseyi tarafından onaylanmasının beklendiği haber verildi.

Politis gazetesi, “Karar… Kıbrıs Sorununa Ekim’den İtibaren Bakıyoruz- Artırılmış İki Toplumlu İşbirliği Talebiyle UNFICYP’in Görev Süresinin Uzatılması - Gözler Ekim Ayındaki Seçimlerdeyken UNFIYCP’in Görev Süresinin Uzatılması” başlıklarıyla manşetten ve iç sayfadan geniş yer verdiği haberinde, UNFICYP’in görev süresinin 31 Ocak 2021 tarihine kadar uzatılmasına dair kararın, gün içerisinde BM Güvenlik Konseyi tarafından onaylanmasının beklendiği yazdı.

UNFICYP’in görev süresinin uzatılmasının “kesin” olarak addedildiğini yazan gazete, BM içerisinden kaynakların ise, esasında geçtiğimiz Ocak ayındaki ilgili kararda yer alan noktaların yinelenmesini teşkil eden bir karardan söz ettiklerini belirtti.

Bununla birlikte kararda güncellenmiş noktalar bulunduğunu ve bunların özel bir öneme sahip olduğunu kaydeden gazete, kararın temel noktalarından birinin “herhangi bir gelişmenin önümüzdeki Ekim ayı ve KKTC’deki seçimlerin sonrasına aktarılması olduğuna” işaret etti.

Gazete, kararın içeriğiyle ilgili ikinci temel unsurun, BM Güvenlik Konseyi’nin taraflar arasındaki işbirliğinin artırılması ihtiyacına ilişkin ifadeleri ile BM Genel Sekreteri Antonio Guterres ile BM Genel Sekreterinin Kıbrıs Özel Temsilcisi Elizabeth Spehar’ın, iki toplumlu teknik komitelerin rolü ve çalışmasının düzeyinin yükseltilmesine dair ısrarları olduğunu da savundu.

Kararda örneğin sınır kapıları meselesi gibi pandemi aracılığıyla ortaya çıkan birçok unsurun da kayda geçirildiğini belirten gazete, bu hususta, sınır kapılarının (epidemiyolojik olgular izin verdiğinde) en kısa sürede işbirliği ve eşgüdüm içerisinde açılmasına dair bir öneride bulunulduğunu kaydetti.

Kararın içeriğinde, pandemi konusunda taraflar arasında işbirliği bulunduğu fakat bunun sınırlı olduğunun belirtildiğini de yazan gazete, tarafların, gerek iki toplumlu teknik komiteler, gerek de UNFCYP’le işbirliği içerisinde, ortaya çıkan askeri boyuta sahip konularla ilgili doğrudan temas mekanizması oluşturulması aracılığıyla, önümüzdeki dönemde iki toplumlu işbirliğini artırmaya çağrıldıklarını ifade etti.

İki tarafın ve müdahil tarafların, bu noktada, BM Genel Sekreteri’nin Kıbrıs Özel Temsilcisi Elizabeth Spehar’ın 1 Mayıs’ta taraflara sunduğu öneri temelinde “taraflar ve ilgili müdahil taraflar arasında doğrudan askeri temaslarda bulunulmasına ilişkin etkili bir mekanizma meydana getirilmesi için, iş birliğinde bulunmaya çağrıldıkları” da belirtildi.

Gazete gerek Guterres’in raporlarında, gerek de UNFIYCP’e ilişkin raporda, uluslararası faktörün Kıbrıs sorununa çözüm bulunamaması, aynı zamanda özlü müzakereler olmamasına ilişkin yaygın bir endişesi bulunduğunu da belirtti.

Kararda, iki tarafın aynı zamanda müdahil tarafların, müzakere masasına geri dönülmesini desteklemeyen herhangi bir söylemden, aynı zamanda Kıbrıs çevresindeki hidrokarbonlarla ilgili herhangi bir kışkırtıcı eylemden uzak durmaya çağrıldıkları da belirtildi.

Kararda, geçtiğimiz Kasım ayında BM Genel Sekreteri ve liderler arasında Berlin’de yapılan görüşmenin sonucunun teyit edildiği ve önümüzdeki ekim ayında KKTC’de yapılacak seçimlerin ardından, müzakerelerin yeniden başlamasına ilişkin zemin bulunmasının çabalanmasının beklendiği de kaydedildi.

Gazete, ileri sürülen “Türk provokasyonları” konusundaki ifadelerin, geçtiğimiz Ocak ayındaki karardaki ifadelerle “az çok aynı olduğunu” da yazdı.

Kapalı bölge Maraş’la ilgili ifadelerin geçtiğimiz Ocak ayındaki karara göre biraz iyileşmiş olduğunu da savunan gazete, çünkü BM Güvenlik Konseyinin, uluslararası örgütün ilgili kararların öngördüğünün haricinde başka bir çözümün kabul edilemeyeceğini netleştirdiğini ekledi.

Fileleftheros gazetesi ise “Üçünden Önemli Yardım- Rusya, Çin ve Fransa’nın Katkısıyla BM Güvenlik Konseyi Kararında İyileştirmeler- Karar İyileştirmelerle” başlıklarıyla manşetten yer verdiği haberinde, “elde ettiği bilgilere” dayanarak, Rum kesiminin BM Güvenlik Konseyinin UNFICYP’in görev süresinin uzatılmasına ilişkin kararında, yeteri kadar iyileştirme yapılmasını başarmış göründüğünü öne sürdü.

Gazete yine “elindeki bilgilere” dayanarak, bu değişikliklerin gerçekleştirilmesi için, Rusya, Çin ve Fransa’nın katkısının belirleyici olduğuna işaret etti.

Gazete “elde ettiği bilgilere” dayanarak, Rum kesiminin olumsuz olduğuna karar verdiği noktalarda tepkide bulunulduğunu ve Rusya ile Çin heyetinin katkısı aynı zamanda Fransa’nın yardımıyla üslubun iyileştirilmesinin başarıldığını savundu.

banner341
Rum kesiminin elde ettiği görülen önemli şeylerden birinin, kararda, kapalı bölge Maraş’la ilgili 550 ve 789 sayılı kararlar konusunda açık bir ifade yer alması olduğuna da işaret eden gazete, İngilizlerin hazırladığı başlangıçtaki metinde aynı zamanda BM Güvenlik Konseyinin geçmişteki kararlarında, Maraş’ın yasal sakinlerine iade edilmesine açıkça atıfta bulunan 550 sayılı kararla ilgili bir ifade bulunmadığını ileri sürdü.

Haberde, kararın, Rum kesiminin iyileştirilmesi için hareket ettiği olumsuzlukları arasında “provokasyonlar konusundaki yaklaşım ile askeri düzeydeki diyalog konusunun” bulunduğunu da belirtti.

Öte yandan gazete, Rum Siyasi Başkanlarının bugün Rum Yönetimi Başkanı Nikos Anastasiadis başkanlığında toplanacağını ve gündemdeki tüm gelişmeleri ele alacağını da aktardı.

Gazete iç sayfadan yer verdiği haberinde ise, BM Güvenlik Konseyi’nin UNFIYCP’in görev süresinin uzatılmasına ilişkin karar taslağıyla ilgili “sessiz prosedürün (silent procedure)” dün akşam tamamlandığını ve hiçbir üyenin prosedürü bozmadığı andan itibaren, taslağın kesinleştiğini ve bugün onaylanması için BM Güvenlik Konseyi Genel Kurulu’na yönlendirildiğini belirtti.

Rum kesiminin, kararda, Berlin görüşmesi ve görüşmede liderler ile BM Genel Sekreteri’nin müzakerelerin gidişatına ilişkin mutabakata vardığı şeylere atıfta bulunulmasını başardığını yazan gazete, Akyar konusundaki ifadenin de “güçlendiğinin görüldüğünü” savundu.

Gazete kayıplar konusundaki yaklaşımın da olumlu olduğunu ekledi.

Haber Alithia gazetesinde “UNFIYCP’in Görev Süresi Uzatılıyor- BM Genel Sekreteri Sınır Kapılarının Açılmasını Bekliyor” başlığıyla yer aldı.

HRİSTODULİDİS

Öte yandan Alithia gazetesinde yer alan bir habere göre, Rum Dışişleri Bakanı Nikos Hristodulidis ise dün Alpha’ya yaptığı açıklamada “caydırıcı güç olmaması” konusunu ortaya koyarak, bunun Rum Yönetimi’nin üzerinde düşünmesi gereken bir zayıflık olduğunu söyledi.

Caydırıcı bir güç olmamasının, Rum Yönetimi’nin ezelden bu yana sahip olduğu bir zayıflık olduğunu yineleyen Hristodulidis, gerek AB, Almanya veya ABD’nin arabuluculuğuna bakmalarındaki temel sebeplerden birinin sıcak olay yaşanması tehlikesi olduğunu ve bunun olması halinde ise, hiç kimsenin güvenli bir şekilde bunun nasıl gelişme göstereceğini öngöremeyeceğini savundu.

Ne yazık ki kendi durumlarında bu caydırıcı gücün bulunmadığını dile getiren Hristodulidis, bunun herkesi düşündürmesi gerektiğini yineledi.

Hiçbir durumda caydırıcı gücün problemlerin çözümüne yol açmadığını da belirten Rum bakan, sözlerini kısaca şöyle sürdürdü;

“Herkesin, sıcak bir olayın kontrol edilemez bir duruma yol açabileceği ve bunun Türk provokasyonlarının ele alınması çabalarına yardımcı olmadığı konusunda bir dezavantaj ve korkuya sahip olduğumuzun farkında olduğunu düşünüyorum. Fakat herhangi bir yanlış anlaşılma olmaması için, caydırıcılık olasılığından söz ettiğimi yineliyorum. Tam anlamıyla hiçbir durumda, bu tarz araçlar kullanarak, sorunların çözülebileceğini düşünmüyorum.”

Bu durumun tersine çevrilmesi için atılabilecek adımlarla ilgili bir soruya karşılık ise Hristodulidis, bunun bir günden diğerine yapılabilecek bir şey olmadığını, bununla birlikte “Kıbrıs gibi küçük bir ülkenin, Türkiye’nin tehditlerini ele alacak pozisyonda olması için, elde edebileceği bütün araçları değerlendirerek, adımlarını planlaması gerektiğini” ifade etti.

Hristodulidis, kullandıkları aracın diplomatik, politik ve hukuki araçlar olduğunu da sözlerine ekledi.

(İY/HÖ)                                     

 

**********

Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner350

banner356

banner357

banner324

banner226

banner301

banner290

banner320

banner302

banner331

banner223

banner184