banner369
banner365
banner368

Kıbrıs Cumhuriyeti Vatandaşlığı Alamayan Kişilerin Davası Güney\'de Yüksek Mahkeme\'de İstinafa Taşındı

ELCİL: “KIBRIS CUMHURİYETİ VATANDAŞLIĞI SORUNU ÇÖZÜLMELİDİR”

11 Ağustos 2020 Salı 14:33
Kıbrıs Cumhuriyeti Vatandaşlığı Alamayan Kişilerin Davası Güney\'de Yüksek Mahkeme\'de İstinafa Taşındı
banner337
banner351

ELCİL: “KIBRIS CUMHURİYETİ VATANDAŞLIĞI SORUNU ÇÖZÜLMELİDİR”

Lefkoşa, 11 Ağustos 20 : "Kıbrıs Cumhuriyeti" vatandaşları ile yapılan evlilikler ve bu evliliklerden doğan çocukların "Kıbrıs Cumhuriyeti" vatandaşlığı alamaması konusunun alt mahkemede Kıbrıslı Türklerin aleyhinde sonuçlanması sonucu, konunun Güney Kıbrıs'ta Yüksek Mahkeme’ye taşındığı belirtildi.

Sendikal Platform'a üye bazı sendikalar bugün yaptıkları ortak açıklamayla, konunun bir üst mahkemede de çözümlememesi halinde Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’ne (AİHM) taşınacağını bildirdi.

Kıbrıs Türk Öğretmenler Sendikası (KTÖS) Genel Merkezinde yapılan basın toplantısında sendikaların ortak açıklamasını kamuoyuyla paylaşan KTÖS Genel Sekreteri Şener Elcil, Kıbrıs sorununun yarattığı en önemli sosyal sorunlardan birinin "Kıbrıs Cumhuriyeti" vatandaşları ile yapılan evlilikler ve bu evliliklerden doğan çocukların "Kıbrıs Cumhuriyeti" vatandaşlığı alamaması olduğunu söyledi.

“30 BİN KİŞİYİ İLGİLENDİRİYOR”

Yaşanan toplumsal çatışmalar ve Adanın etnik olarak bölünmesinin, iyimser bir tahminle 30 bin kişinin "Kıbrıs Cumhuriyeti" vatandaşlığı almasına engel çıkardığını kaydeden Elcil, yapılan bir çalışma ile şu ana kadar 6 bin 300 kişinin çeşitli sebeplerle "Kıbrıs Cumhuriyeti" vatandaşlığı alamadığının kayıt altına alındığını ifade etti.

Elcil, Adada yaratılan statükonun kurbanları arasında karma evlilik yapanlarla onların çocuklarının da bulunduğunu kaydederek, “Bir bireyin kiminle evleneceğine devletler karar vermediği gibi, bir bireyin anne ve babasını belirleme hakkı da yoktur.” ifadelerini kullandı.

"Kıbrıs Cumhuriyeti" vatandaşlığı meselesini siyasi bir malzeme ve pazarlık konusu olarak gören "Kıbrıs Cumhuriyeti" makamlarında oturan Rum elitlerinin zihniyetini kabul etmenin mümkün olmadığını söyleyen Elcil, Kıbrıslı Türklerin toplum olarak Kıbrıs Cumhuriyeti’nin bir parçası olduklarını ve 1960 Anayasası, Londra ve Zürih antlaşmaları ile siyasi eşitlik temelinde toplumsal haklarının güvence altına alındığını hatırlattı.

“KIBRISLI TÜRKLERİN VATANDAŞLIK SORUNLARIYLA İLGİLENEN BİRİM ÇALIŞTRILMADI”

Elcil şöyle devam etti:

banner341
“Uluslararası antlaşmalar, hukukun üstünlüğü ve temel insan hakları çerçevesinde Türk-Rum ayrımı yapmadan Kıbrıs Cumhuriyeti vatandaşlarının sorunlarını çözmek esas olmalıdır. Kıbrıs’ta yaşanan siyasi gelişmelerden ve adanın bölünmesinin yarattığı hak ihlallerinden bireyleri sorumlu tutmak, adamızın kalıcı bölünmesine hizmet etmekten başka bir işe yaramaz.

Konu ile ilgili yaptığımız tüm siyasi girişimlere olumlu yaklaşıldığını söylemek mümkün değildir. Kıbrıs Cumhuriyeti İçişleri Bakanlığı bünyesinde kurulan ve Kıbrıslı Türklerin vatandaşlık sorunları ile ilgilenecek birim çalıştırılmamıştır. 

Bu konuda Kıbrıs Cumhuriyeti makamları samimi ve yasal adımları atmaktan ‘kamuoyu baskısını’ gerekçe göstererek sürekli kaçınmışlardır.

Gelinen durumda yasal mücadele kaçınılmaz olmuştur. Bu çerçevede Kıbrıs Cumhuriyeti alt mahkemesinde Sn. Eda Hançer Akkor’un açtığı dava alt mahkemede olumsuz sonuçlanmış olup, geçtiğimiz hafta dava istinaf mahkemesine taşınmıştır. Bu dava toplumsal bir konu olduğu ve bir insan hakkı olarak sendikalarımızın başlattığı birçok vatandaşımızın sendikalarla birlikte yaptığı mücadeleye katkı yapacağı ve örnek oluşturacağı için tüm mahkeme masrafları Sendikal Platform üyesi KTÖS, KTOEÖS, DAÜ-SEN, KTAMS, KOOP-SEN, BASIN-SEN, ÇAĞ-SEN, DEV-İŞ ve BES tarafından karşılanmıştır. 

İstinaf mahkemesinden olumsuz yanıt çıkması durumunda konuyu Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’ne taşıma konusunda tüm sendikalar kararlıdır. Sendikalar olarak her alanda olduğu gibi bu konuyu da toplumsal bir görev bilmekteyiz.

Buradan Kıbrıs Cumhuriyeti yetkililerine mağdur olmuş vatandaşlar adına sendikalar olarak çağrımızdır, bu konu siyasi iradenin kararı ile mahkeme süreçleri beklenmeden çözülmelidir.”

AKKOR: “HAKKIMIZI ALANA KADAR DEVAM EDECEĞİZ”

Rum Yönetimi aleyhine davayı dosyalayan Eda Hançer Akkor da davanın istinafa götürüldüğünü ve bu noktadan sonra toplumsal mücadeleye taşındığının altını çizdi.

Akkor, “Hakkımızı alana kadar devam edeceğiz” diyerek, mücadeleye destek veren Sendikal Platform üyesi sendika ve STÖ’lere teşekkür etti.

Ortak açıklamaya imza koyan sendika ve STÖ’ler KTÖS, KTOEÖS, DAÜ-SEN, KTAMS, KOOP-SEN, BES, BASIN-SEN, ÇAĞ-SEN, DEV-İŞ olarak açıklandı.

(RU/HÖ)

Haber: Raif Uzkan
 

banner360
Son Güncelleme: 11.08.2020 14:58
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner350

banner361

banner357

banner363

banner375

banner226

banner301

banner290

banner320

banner366

banner331

banner223

banner184