Serbest Kürsü / Levent Özadam

[email protected]

KKTC’de kumar sektörüne karşı bir ön yargı olduğu doğrudur…

Her ne kadar çoğunluk bu mekanlar KKTC ekonomisine katkı sağlamıyor dense de bunu doğru olmadığını yaşadığımız bu süreçte hep birlikte gördük!

En önemli faktör de üretim sektörüne sağladığı katkılardı…

Sırf casinosu olan otellere çeşitli gıda malzemesi sağlamak için ülkenin hemen her yerinde yatırımlar yapıldı!

Hele de tarımla uğraşanlar için büyük fırsatlar yaratıldı…

Allahları var bu otel işletmeleri de  üretici kesimi desteklemek için pahalılık filan dinlemeyerek mümkün olduğunca yerli üreticiyi destekledi!

Dün sırf otellere yumurta ve süt ürünleri için ciddi bir yatırım yapan ve çiftlik kuran genç bir üretici kardeşimiz aradı, ‘şimdi ne yapacağız’ diye sitem etti…

Bankaya borç yapmış, araya pandemi girince de işler ters yüz olmuş, 20 kadar çalışanını işten durdurmak zorunda kalmış!

Tabi ki bu şikayetler gelince söyleyecek kelime bile bulamıyoruz…

Hep deriz ya herkesin haklı olduğu bir dönemden geçiyoruz diye!

Ayrıca bu sektörde genelde yurt dışından gelenlerin çalıştığı da doğrudur…

Ama şöyle bir gerçek de vardır ki işletme sahipleri belli bir oranda yerli vatandaş çalıştırma zorunluluğu olduğu halde yerli çalışan bulamayınca başta Türkiye olmak üzere diğer dünya ülkelerinden de çalışan getirmek durumundadırlar!

Yine de dışarıdan gelip de turizm sektöründe çalışanları da yabana atmamak gerek…

Ama binlerce insanın burada yaşadıklarını da unutmamak gerek!

Burada para harcadıklarını da…

Birçok otel işletmesi yaşanan süreçte personel kısıtlamasına gitmiştir, belki çoğu yaşadıkları ülkeye geri dönmüştür ama bundan en fazla zararı da çarşı görmüştür!

Şimdi casino sektörü yılbaşında olsun birkaç günlüğüne karantinasız uçuşlara izin verilmesi yönünde isteklerde bulunurken, türlü baskı unsurlarını da devreye koymuştur…

Zira şu da bilinen bir gerçektir;

Bizim ülkemizde siyasileri besleyen sektörlerin başında çok yıldızlı oteller ve onların patronları gelmektedir…

Kabul edelim ya da etmeyelim bu böyledir!

Kamuoyu karantinasız girişler konusunda haklı olarak tepkisini ortaya koyuyor, sağlıktan öte bir şey olmadığı yorumları yapılıyor ama iş ay sonu maaşları almaya gelince paranın da ne kadar önemli olduğunu hep birlikte görüyoruz…

Eğer casino sektörü için birkaç günlük karantinasız girişler gerçekten de bireysel değil ama toplumsal bir kazanım yaratacaksa bu hak onlara verilmelidir!

Ama bazı şartlarda…

Ülkeye kumar oynamak için gelenler gelsin, zira kaybedecekleri para kendi paralarıdır!

Ercan’dan insinler, konaklayacakları oteller gitsinler, yesinler, içsinler, kumarlarını oynasınlar, ama sadece otel sınırları içinde kalmaları şartıyla…

Sonra yine yerli halka hiçbir risk getirmeden otellerinden paşa paşa Ercan’a gidip binsinler uçaklarına güle güle gitsinler!

Burada soru genelde şu oluyor;

Peki otel çalışanlarının durumu ne olacak diye…

Tabi ki hem çalışanlar, hem aileleri ve toplumumuz için önemli bir risk taşımaktadır ama bunu da pek ala ki konukların gitmelerinden sonra çalışanların belli bir süre karantinaya alınması gibi bir seçenek de mevcuttur!

Be kez çalıştıkları yerde çalışan değil, misafir olsunlar, karantina dönemi bitince de işlerinin başına geçsinler…

Ercan-Otel-Ercan formülünü uygulayarak bu sorunu pek ala ki ortadan kaldırabiliriz!

Bizden önermesi…

MESAJ KUTUSU

Sayın Gürkan KARA, İçişleri Bakanlığı Müsteşarlık göreviniz hayırlı olsun. Kısa bir aradan sonra yuvaya tekrar dönüyorsunuz bakanınız vefanın en güzel örneğini göstererek yeni bir formülle size böyle bir yeni yıl hediyesi vermiş oldu. Amcaoğlu’nun enerjisi sizin tecrübelerinizde bakanlıkta sağlam bir ekip kuruldu…

Sayın İbrahim BENTER, Vakıflar İdaresi’nde sizi o makamdan şimdiye kadar indirmek isteyenler oldu ama başaramadı! Yeni hükümetle birlikte bir kez daha düğmeye basıldı bakalım bu kez sizi indirebilecekler mi? Haberiniz olsun istedik!

Sayın Özdemir KALKANLI, Maliye Bakanlığı Müsteşarlık göreviniz Genel Koordinatör olarak değiştiriliyor. Başka bakanlıklarda adınız geçiyordu ama şimdi çok daha yetkili olarak koltuğu sağlamlaştırdınız. Başarılı bürokratların görev yerlerinin korunması yerinde ve doğru bir karar.

Sayın Tözün TUNALI, DP’ye ait iki bakanlıktan birinde üst düzey yöneticilik için adınız anılmaya başlandı. Bu arada eski bir partili de yıllar sonra ortaya çıkmış görev beklediğini söylüyor ama bu kez işi bir hayli zor görülüyor…

Sayın Olgun AMCAOĞLU, pandemi taşımacılığı hakkında çok ilginç ihbarlar almaya başladık. Bazıları devreye girmiş haksız paylaşım için parti üst düzey yöneticilerini de kullanarak perde gerisinde iş çeviriyorlarmış, bizden uyarması!

Sayın Türkmen YİĞİTCAN, Müdürü olduğunuz Şehir Planlama Dairesi’nin bahçesinde bulunan Türk bayraklarının içler acısı durumu gördünüz mü? Ya o bayrakları acilen değiştirin ya da direkler boş kalsın daha iyi olacaktır!

Sayın Çelebi ILIK, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı Müsteşarlık görevi için bir takım tartışmalar yaşandığı başka yönde bir karar alınabileceğini biliyor muydunuz? Maşallah birileri yine ortalığı karıştırmak için bir hayli uğraşmaya başladı!

Sayın Bertan ZAROĞLU, YDP’nin Mart ayında yapılacak olan kurultayında genel başkan adayı olup olmayacağınız merak konusu olmuş ki bu yönde sorular gelmeye başladı. Eğer geri adım atmazsanız UBP kurultayına benzer bir gelişme olacağı konusunda yorumlar yapılmaya başlandı…

Sayın İsmail ABİDİN, ülkenin güzide turistik tesislerinden olan Port Cratos’ta yaşanan aile kavgaları nedeniyle sizin de bir hayli zor günler geçirdiğiniz ve ortaklar arasında kaldığınızı duyduk. Kamuoyunun doğru bilgilendirilmesi için detaylı bir açıklama yapmak iyi olacaktır…

Sayın Fırat ATASER, bölgenizde bulunan ve manevi değeri çok olan Barış ve Özgürlük Anıtı’nın vahim durumunun artık devlet ayıbı halinden kurtulacak olması memnuniyet yarattı. Ha keşke bu tür bölgelere kendi insanımız sahip çıksa da Ankara’ya karşı dilenci durumunda kalmasak…

Sayın Hasan TOPAL, HP’li vekillerin partilerinden istifa etme operasyonunda liderliği sizin üstlendiğiniz ve organizasyonu da başarı ile gerçekleştirdiğinizi duyduk. Hani derler ya yere bakan yürek yakan, aynen öyle oldu değil mi?

Sayın Kansu AKSU, Ekonomi ve Enerji Bakanlığı danışmanlık görevine atanınca eskiye nazaran maaşınızın bir hayli düşük olacağını duyduk. Genelde tam tersi olurken böyle bir atamayı nasıl kabul ettiniz kimse anlamış değil!