banner313

Yeşil bina ile 30 milayar dolar tasarruf

ÇEDBİK Başkanı Haluk Sur, mevcut konut stokunun ‘Yeşil Bina’ anlayışı ile dönüştürülmesiyle 30 milyar...

Yeşil bina ile 30 milayar dolar tasarruf

ÇEDBİK Başkanı Haluk Sur, mevcut konut stokunun ‘Yeşil Bina’ anlayışı ile dönüştürülmesiyle 30 milyar...

05 Nisan 2012 Perşembe 12:37
Yeşil bina ile 30 milayar dolar tasarruf

ÇEDBİK Başkanı Haluk Sur, mevcut konut stokunun ‘Yeşil Bina’ anlayışı ile dönüştürülmesiyle 30 milyar $'lık tasarruf sağlanacağını açıkladı. Sur; vergiden muafiyet yoluyla teşvikin gündeme gelebileceğini belirterek, Aralık 2012'de Yeşil Konut Sertifikası'nın yayımlanacağını söyledi.

Küresel ısınma, iklim değişikliği ve karbon salımı gibi yeryüzünü tehdit eden birçok ekolojik sorun gayrimenkul sektörünü de farklı bir boyuta sürüklüyor. Ekolojik sorunların gündeme gelmesi ile 'Yeşil Bina' anlayışını benimseyen inşaat firmaları ürettikleri projelerde çevreci unsurları ön planda tutarak, sürdürebilirlik ilkesini benimsiyor. Bu değişimin Türkiye’deki en önemli aktörü ise Çevre Dostu Yeşil Binalar Derneği (ÇEDBİK). 2007 yılında kurulan dernek, Türkiye’de ve dünyada yapı sektörünün sürdürülebilir ilkeler ışığında gelişmesini sağlamak için birçok proje yürütüyor.

ÇEDBİK Başkanı Haluk Sur, Türkiye’deki mevcut konut stokunun yeşil bina anlayışı ile dönüştürülmesiyle 500 milyar ile 1 trilyon dolar arasında bir ekonomi ortaya çıkacağını ve 30 milyar dolarlık tasarruf sağlanacağını açıkladı.

Tüm dünyada yeşil binalara duyulan ilginin arttığına dikkat çeken Sur; Emlaklobisi.com'dan Semih Çavuşlar'a verdiği röportajda, Türkiye'de de vergiden muafiyet yoluyla yeşil binalara olan ilginin devlet tarafından artırabileceğini belirtti.

'Yeşil Bina' anlayışının yaygınlaştığı süreçte yeşil binaların ülke ekonomisine katkısı hangi boyutta olacak?

"Türkiye’de mevcut binaların ‘yeşil binaya’ dönüşmesi halinde büyük bir ekonomik hacim sağlanacak ve 30 milyar dolarlık tasarruf yapılacaktır. Bütün dünyada olduğu gibi Türkiye’de de yeşil konutların önemi her geçen gün daha fazla gündeme geliyor. Gayrimenkul sektörü, dünyada krizlerden çıkış sağlayan bir sektör. Gerek 1929 Dünya Ekonomik Buhranı'nda, gerekse İkinci Dünya Savaşı'ndan sonra krizler bu sektörle atlatıldı. Çünkü bu sektör yüzlerce yan sektörü besliyor. Şimdi yeni küresel krizin ilaçlarından biri de yeşil binalar olacak.

Türkiye 10 milyona yakın konutunu kentsel dönüşümle yenileyecek. Mevcut 19 milyon konuta her geçen yıl yenileri ekleniyor. Bu ivme, yeşil konut için ve Türkiye için daha önemli avantajlar barındırıyor. Dünyada yeşil konutlar, kredi kuruluşları tarafından ayrı bir değerlemeye tabi tutuluyor ve bu konutlar standart konutlara göre daha değerli. Türkiye’nin enerji yatırımı önümüzdeki dönemde 130 milyar doları bulacak. Eğer binalar yeşile dönüştürülürse buradan, bir GAP’a karşılık gelen 30 milyar dolarlık bir tasarruf yapabiliriz."

PAZARIN 120 MİLYAR $'A ÇIKMASI BEKLENİYOR

banner317
"Yapısal dönüşüm sadece ekonomide değil; sosyokültürel alanda, düşünce mantalitesi, yaşam biçimleri alanında da var. Ekonomi alanında da milli ekonomiden küresel ekonomiye doğru bir geçiş var. Artık maliyeti ve şartları ne olursa olsun binaların sürdürülebilir olması isteniyor. Dünyanın en yüksek binası olan Taipei Binası bir senede Energystar seviyesinden yeşil binaya geçebiliyor ise tüm binalar bunu başarabilir. Kanun kapsamında verilen teşvikler, bankaların sağladığı krediler gibi finansman olanaklarının yaygınlaşmasıyla da hem yatırımcı hem de son kullanıcıların yeşil binayı tercih etme oranları artacaktır.

Amerika’da yayımlanan McGraw-Hill verilerine göre, inşaat sektöründe yeşil konut pazarı 2005 yılında 3 milyar $ iken, 2010’da 50 milyar $’a çıktı. 2015 yılında da bu değerin 120 milyar $’a çıkması beklenmektedir. Konut piyasasının yanı sıra ticari binalar da yeşil bina sektöründe önemli bir yer tutuyor."

Ülkemizdeki mevcut konut stokunun 'Yeşil Bina' anlayışı ile dönüştürülmesi mümkün mü ve bu konuda ne gibi yollar izlenmeli?

"Türkiye’de iklim değişikliği için belirlenen stratejiye uygun olarak bina stokunda yeşil bina kriterlerinden özellikle karbon salımı, enerji ve su tüketimi konularına önem vermek gerekiyor. Mevcut konut stokunun ‘Yeşil Bina’ anlayışıyla dönüştürülmesi için öncelikle su, elektrik, atık gibi masraf kalemleri belirlenmeli ve bu değerleri azaltma için yenileme yapılmalıdır. Mevcut binaya yapılan yatırımlar sayesinde, binanın işletme maliyeti azalacağı için, yatırım kısa sürede amorti edilir.

Ayrıca, yeşil bina sertifikası, yeni binaya alınabildiği gibi mevcut bina için de alınabilir. Yeşil bina değerlendirme sistemlerinde, binanın tipolojisi için farklı değerlendirme kılavuzları oluşturulmuştur. Yeşil bina ölçütlerinin dikkate alınarak yapılacağı yenilemeyle, mevcut binalar da yeşil bina konseptine dahil edilebilir. Bu sistemlerden en yaygın kullanılanı BREEAM-In-Use ve LEED+EBOM dur. Ancak bunların ön koşulları şu anda Türkiye'deki mevcut durumu zorlamaktadır."

Yeşil binaların gündemde olan kentsel dönüşüme entegre edilmesinde nelere dikkat edilmeli ve nasıl bir yol izlenmeli?

"Türkiye’de 19 milyona yaklaşan konut stokunun, %48’i 35 yaşın üzerindedir. Ülkemiz, yıpranmış konut stoku ve deprem gerçeği sebebiyle büyük çaplı bir kentsel dönüşüm programıyla karşı karşıyadır. Türkiye 10 milyona yakın konutunu kentsel dönüşümle yenileyecek. Bu süreçte en önemli noktalardan biri 'Yeşil Bina' anlayışının benimsenmesidir. Konut stokunun tamamı yeşile dönüştürüldüğünde 500 milyar ile 1 trilyon dolar arasında bir ekonomi ortaya çıkacaktır. Bu hacim, 10 yıl sonra nüfus artışı, bina sayısında artış, kentsel dönüşüm, yeni teknolojilerin ve yan sektörlerin etkisiyle katlanarak artacaktır."

EKO-ETİKET ÇALIŞMALARI SÜRÜYOR
Ülkemizde yeşil binaların hayata geçirilmesinde alt yapımız yeterli mi? Yoksa yeşil binalar üretilirken kullanılacak malzemeleri yurtdışından mı ithal edeceğiz?

"Yeşil binaların altyapısını oluşturan çevre dostu malzemeler, yenilenebilir enerji ve enerji-etkin teknolojiler gibi konular ülkemizde gelişmektedir ve bu konular, yeşil binanın yan sektörlerini oluşturur. Yeşil binaların inşaatında ekolojik malzemelerin kullanılması gerekmektedir. Ekolojik malzeme ise eko-etiket gibi malzemelerin üretiminden başlayarak malzemenin tüketim sonrasına kadar yaşam döngüsü boyunca malzemenin çevresel etkilerini inceleyen sertifikaya sahip olan malzemedir. Türkiye’de eko-etiket uygulaması henüz başlamamıştır, çalışmalar devam etmektedir. İnşaat sektöründe ISO 14001 sertifikası ile çevre yönetim sistemi uygulanmaktadır. Yeşil bina inşaatında dikkat edilmesi gereken bir diğer konu da yerel malzeme kullanılmasıdır böylece malzemenin getirilmesi sırasında oluşacak CO2 salımının önlenmesi amaçlanır."

Üniversitelerimizde yeşil binalar adına ne gibi çalışmalar yapılıyor? Yapılan bu çalışmalar yeterli mi? Daha ne gibi çalışmalar yapılmalı?

"Özellikle mimarlık ve mühendislik fakültelerinde, müfredatta yerini alan yeşil binalar ilgili birçok tez ve akademik çalışmalar yürütülüyor, konuyla ilgili seminerler, paneller düzenleniyor. Biz de Çevre Dostu Yeşil Binalar Derneği olarak Türkiye çapında üniversitelerin düzenlediği etkinliklere katılarak yeşil bina konusunun yaygılaşmasını sağlıyoruz. Bu tür çalışmalar, öğrencilerin yeni konularla tanışmalarına imkan sağlıyor, ayrıca çevre bilincini arttırıyor. Yenilikçi yaklaşımlar uygulamaya teşvik eden yeşil binalar sayesinde öğrenciler, iş yapış şekillerinde sürdürülebilirlik kavramını irdeleyip yeni çözümler bulmaya yöneliyor. Üniversitelerde yürütülen çalışmalar, pratik uygulamalarla pekiştirilirse daha verimli olacaktır. Her konu da olduğu gibi yeşil binalar konusunda da üniversite-sanayi işbirliği ile güzel projeler üretilebilir."

Bu sene ilkini düzenlediğiniz 'Yeşil Binalar Zirvesi', çevreci bina anlayışının ülkemizde yaygınlaşması için yeterli mi? Bu tür etkinliklerin yaygınlaştırılması için kamu ve özel sektöre ne gibi görevler düşüyor?

"Türkiye'de yeşil binaların önemine dikkat çekmek amacıyla Uluslararası Yeşil Binalar Zirvesi düzenledik. Konuk konuşmacılar arasında Dünya Yeşil Binalar Konseyi (WGBC) Başkanı Rick Fedrezzi, ABD Enerji Bakanlığı’ndan Greg Kats, Columbia Üniversitesi Eşbaşkanı Prof. Dr. Saskia Sassen yer aldı. Yeşil binalar alanında yapılmış en kapsamlı konferans olan Uluslararası Yeşil Binalar Zirvesi, hem kamunun hem de özel sektörün desteğiyle ve katılımıyla çok başarılı geçti ve yeşil binalar bütün detaylarıyla ele alındı. Bu tür etkinlikler, hem kamunun hem de özel sektörün, yurtdışındaki uygulamaları takip etmesi ve ülkemizdeki potansiyeli değerlendirmesi açısından çok önemlidir."

ARALIK 2012'DE SERTİFİKA YAYIMLANACAK

ÇEDBİK olarak LEED ve BREEAM gibi bir sertifika çalışmanız var mı? Bu tür sertifika çalışmalarında ne gibi kriterler belirleyici oluyor?

"Konutlar için Türkiye koşullarına uygun değerlendirme sistemi oluşturmak için çalışmalara başladık. Bu kapsamda, binaların yeşil bina kriterlerine göre tasarlanarak inşa edilmesi ve sertifika alması için Çevre ve Şehircilik Bakanlığı'nın desteğini aldık, Enerji Bakanlığı ve Türkiye Mimar ve Mühendisler Birliği ile İMSAD gibi kurumlarla da görüşme halindeyiz. Türkiye'de geliştirilecek bu sertifikanın, diğer uluslararası sertifikalara göre en büyük avantajı sertifika gelirinin yurtiçinde kalacak olması ve böylece dışarıya kaynak transferinin engellenmesidir.

Uluslararası Yeşil Binalar Zirvesi’nde açıklandığımız gibi kamunun, özel sektörün, sivil toplum kuruluşlarının, meslek odalarının katkıları ve ortak akılla şekillenecek Yeşil Konut Sertifikası, Mayıs 2012 itibariyle Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’na, TOKİ’ye, ilgili odaların teknik komitelerine, üniversite birimlerine ve derneğimizin üyelerine sunularak geri bildirim alınacaktır. Geri bildirimler, Yeşil Konut Sertifikası’nda yer alan her konunun Teknik Komitesi tarafından değerlendirilecek ve Aralık 2012'de Yeşil Konut Sertifikası yayımlanacaktır. Yeşil Konut Sertifikası kapsamında konutlar Bütünleşik Yeşil Proje Yönetimi, Arazi Kullanımı, Su Kullanımı, Enerji Kullanımı, Sağlık ve Konfor, Malzeme ve Kaynak Kullanımı, Konutta Yaşam, İşletme ve Bakım olmak üzere 8 başlık altında değerlendirilecektir."

VERGİDEN MUAFİYET İLE TEŞVİK

Yeşil binalar üretilirken normal binalardan maliyet açısından farkı ortalama ne kadar? Bu maliyet farkının üreticiye veya mülk sahibine geri dönüşü için devletin veya özel sektörün ne gibi çalışmalar yapması gerekir?

"Yeni binalarda, yeşil bina sistemlerinin kullanılmasıyla oluşan maliyet artış oranı %2’ila %8 arasındadır. Yeşil binaların maddi açıdan en önemli katkısı sui elektrik gibi işletme maliyetlerinin büyük oranda düşmesidir. Araştırmalar, yapılan ilave yatırımla elde edilecek tasarruf sayesinde ilave maliyetin binanın kullanım süresi içinde 10 katına varan seviyelerde geri döndüğünü göstermektedir.

Türkiye’de inşaat sektörünün ekonominin lokomotif sektörü olduğu ve yeşil binalara duyulan ilginin her geçen gün arttığı dikkate alınırsa, yeşil bina pazarının ülkemizde hızla büyüyeceği öngörülüyor. Ülkemizde Avrupa Birliği Enerji Performansı Direktifi’ne (EPBD) paralel yürürlüğe giren Binalarda Enerji Performans Yönetmeliği ve binalarda enerji kimlik belgesi uygulaması da yeşil bina hareketi için önemli bir dönüm noktasıdır. Çevre ve Şehircilik Bakanlığı, yeşil bina teşviki konusunda bir sistem oluşturmak için çalışmalara başlamıştır.

Yeşil binaların vergiden muafiyet yoluyla teşvik edilmesi gündeme gelebilir. Gayrimenkul sektöründe yeniden değerleme esaslarının tanziminde de bu konu yer alır. Eğer bir bina yeşil bina ise ve bu binayı alacak olan kişi daha az elektrik, doğal gaz ve su masrafında bulunacak ise aile bütçesine, kredi kullananın bütçesine olumlu, pozitif bir katkısı olacak ise bunu göz önüne alarak ona daha fazla kredi verme ya da onun kredi faizinden sübvansiyon yapma şeklinde bir teşvik söz konusu olabilir. Türkiye’de bina çevre vergileri düşürülebilir, emlak vergilerinde indirime gidilebilir. Böyle proje geliştirenlere özel oranlı faizler sunulabilir."

Son Güncelleme: 05.04.2012 12:37
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner253

banner211

banner324

banner226

banner301

banner290

banner320

banner302

banner223

banner184