‘’İki doz aşımı oldum, üçüncü dozu ne zaman olacağım?’’

‘’İlk iki dozum Sinovac idi, üçüncü dozu Pfizer-BioNTech yaptırsam olur mu?’’

‘’Janssen aşısı tek dozmuş ben onu isterim.’’

‘’İki doz Oxford-AstraZeneca aşısından sonra üçüncü doz BioNTech yaptıracağım.’’

‘’Üç dozu da Sinovac oldum.’’

‘’Üç doz aşım tamamlandı, şimdi tamam mıyım?’’

Sorular, sorular, sorular…

Aşı oldukça artan sorular.

İlk başta ne denemişti?

‘’Aşı gelecek, pandemi bitecek.’’

Doğru ama eksik bir cümle ve öngörü.

Aşılar geldi. Pandemi devam ediyor.

Çünkü Covid-19 pandemisi ile mücadelede birçok ülke ve dünya geneli, hedeflenen toplumsal bağışıklık eşiğine ulaşamıyor.

Kolay mı tüm ülkenin %80’inin aynı anda tam bağışık olması?

Hele de hep olumsuz varyantlar peşimizi bırakmazken…

Değil!

Hiç değil!

Birileri daha birinci doz aşıyı olurken, diğerleri üçüncü dozu yaptırarak adeta aşılamada tur bindiriyor!

Araya başka hastalıklar girenlerin aşıları aksıyor.

İki doz aşı olup da üçüncü doz sırası gelmeyenler sıralarının geleceği zamanı beklerden çoktan 6 ayı dolduruyorlar ve tekrar AŞISIZ konumuna geliyorlar.

Bir kargaşadır gidiyor.

Neticede, gelinen noktada iki temel soru ön plana çıkıyor.

Hangi aşıları olalım?

Kaç doz yaptırmamız gerekir?

Cevapları hem belli hem de değil.

Belli olan şudur ki, hali hazırda Dünya Sağlık Örgütü’nün onayladığı ki Sinovac da buna dahildir, tüm aşılar koruma sağlıyor.

Ülkelerin aşı politikalarına göre bazı aşıları tanıyıp tanımamaları tamamen işin ticari yönü!

O zaman bize en yakın olan aşıyı gidip olabiliriz.

Ancak, kaç aşı olacağız sorusunun cevabı şu an için ‘’üçüncü doz gerekli’’ gibi görünse de gerçek biraz farklı!

Covid-19 aşıları yıllarca hayatımızda olacak!

Belki de diğer aşılarla birlikte kalıcı olacak!

Dolayısıyla üçüncü doz, dördüncü doz tartışmalarını bir kenara bırakmak gerekiyor.

Aşıların dozlarını saymak yerine, ‘’Her yıl hangi aşıları, nasıl bir takvime göre yapacağız?’’ sorusunu cevaplamamız gerekiyor.

Kimi firmaların Covid-19 aşısı yılda tek doz, kimi yılda iki doz, kimi de yılda üç doz yapılacağa benziyor.

Aşılamanın temel hedefi toplumsal bağışıklığa ulaşmak ise, aşıları doz doz saymak yerine, toplumun bağışıklık düzeylerinin kişi düzeyinde takip edilmesinin ön plana çıkması gerekiyor.

Burada da hem tanıda hem de bağışıklık ölçümlerinde ev testlerini ön plana çıkarıyor.

Yeni normal hayatlarımıza işte böyle yaşadıkça işliyor…