banner386
banner399

Levent Özadam - Mesaj Kutusu

[email protected]

KKTC Başbakanı Ersan Saner çok ciddi bir itibar suikastına uğradı.

Devletin zirvesinde bir isimin böyle bir durumla karşılaşması bizleri gerçekten üzdü.

Allah kimsenin başına vermesin. Tabi ki kimse de kendini bu duruma sokacak hatalar da bulunmasın.

Siyasi çekişmeleri, gazeteciliğimizi her şeyi bir yana bırakalım.

Her insan hata yapabilir...

Ancak hiç bir baba, hiç bir eş hatasının bedelini bu şekilde ödememeli.

Bir hatanın bedeli bir aile için bu kadar yıkıcı olmamalı.

Burada zarar gören aile kurumudur.

İnsanların özel hayatlarında yaptığı hatalar bir başbakansa tabi ki ciddi bir haber değeri bulur ve ülkenin gündemine oturur. Buna engel olamazsınız.

Ama unutmamamız gereken şudur ki Saner'in bir ailesi var.

Evet yaşanan bir skandaldır bunu kabul ediyoruz ama gerçekten zor bir durum…

Siyasi görüşünüz hayata bakış tarzınız ne olursa olsun kimse insanların özel hayatına bu şekilde müdahale ederek belden aşağı inmesinden mutlu olmamalı.

Ersan Saner'i yerden yere vurduğumuz oldu, çok eleştirdik ama konu belden aşağıya indiğinde kimse bizden bir şey beklemesin.

***

Öncelikle şuna açıklık getirelim…

Hani şunu diyorlar ya;

Bir siyasetçi ilk kez böyle bir skandala karışıyor…

Yok öyle bir şey!

Bu ilk değildi son da olmayacak…

Bu ülkede geçmişte başbakanı da bakanı da hatta vekili ve çok ünlü iş insanları da bu tür suçlamalarda maruz kalmıştır!

Ama işte gelin görün ki o zamanlar ne sosyal medya vardı ne de internet…

Yapılanlar çoğu kez hiç duyulmaz sadece ima yoluyla yazılır çizilirdi!

Sonra da unutulur gider, gündemden düşerdi…

Ama Ersan beyin başına gelenler tam bir sosyal medya rezilliğinden başka bir şey değildir!

Geçmişi çok hatırlamak isteyen varsa buyursun bir kahve içmeye gelsin kendisine anlatalım…

Hem de tarihine göre!

Biz geçmişte yaşananları duyduk, konuştuk ama bunları hiçbir zaman yazı ya da haber konusu yapmadık…

Yazmadık ama kendilerini de bizzat uyardık!

Önlemlerini alsınlar diye…

Çünkü o zaman en çok ailelerini göz önünde bulundurduk!

Eşlerini ve çocuklarını…

Yakın uzak bütün akrabalarını!

Ama işte devir değişti…

Sosyal medya yoluyla her şeyi anında öğreniyoruz ama konu bel altı olunca duymayan kalmıyor!

Kimsede hoşgörü ve insaf kalmadı…

Yeter ki insanların bir açıklarını bulsunlar!

Hele de bu bir siyasetçi olunca değme keyiflerine…

Bir gün sıranın kendilerine geleceğini düşünen bile yok!

Başbakan Saner ile dün sabah biz de konuştuk…

Zaten üzüntüsü ses tonuna yansımıştı!

Samimi bir şekilde de sohbet ettik…

Şimdi çoğunluk koltuğu bırakıp istifa mı edecek, kurultayda adaylıktan çekilecek mi diye sorup yorumlarda bulunuyorlar ya!

Yorum yapanlar öncelikle bir aile babası, çocuk sahibi olduğunu filan hesaba katmıyor…

Eşi ve kızı hukukçu…

Kendi bir ülkenin başbakanı!

Ailenin ruh halini filan düşünen yok…

Ayağı bir şekilde takılmış bir kere!

Bir de siz vurun gitsin abalıya…

Dün telefonda en fazla da aile konusunu dillendirdi!

Kendisinin duygularını anlamak için empati yapmak bile yeterli değil…

Bazı şeyleri yaşamadıktan, kendi başımıza gelmedikten sonra anlamak çok zor!

Dışarıdan gazel okumak her zaman kolaydır…

Zor olan ise insanların özel hayatı, aile bütünlüğü ve ileriki hayatlarına etkisini hissetmektir!

Ama işte biz böyle duyguları çoktan kaybettik…

Başbakan Saner dün bir açıklama yaptı.

Saner, 'kurgulanmış bir video ile çirkin bir kişilik suikastının hedefi oldum' dedi.

“Konu sadece ben değilim. Saldırıya uğrayan ben, ailem, partim ve siyaset kurumumuzdur. Dolayısı ile hukukçularımız, yol arkadaşlarım, partililerimizle birlikte durum değerlendirmesi yapmaya devam ediyoruz.” diyerek şu an için bir istifadan söz etmedi.

Saner aslında 'mücadele' mesajı verdi.

Saner, kurgu dedi, komplo dedi...

Yaşanan olayın kurultaydan 10 gün önce olması akıllara tabi ki bir kişilik suikastını getiriyor...

Başbakan, Güney Kıbrıs’tan satın alınan bir telefon numarasından şahıslara bu videonun gönderildiğini vurgularken bu suikastın kendisine kurultay yarışındaki rakipleri tarafından yapıldığı ima etti.

Bu videoya ilişkin açıklamasında Saner, aylardır bir söylenti dolaştığını ifade ederek aslında tehdit edildiğini de itiraf etmiş oldu.

Yani başbakan Saner kurultay yarışına böyle bir tehdit ile giriyordu.

Saner, 'bir makama erişmek uğruna bir insanın ailesini, çevresini, partisini böylesine rencide edecek kadar seviyesiz bir tutum içine girileceğine ihtimal vermiyordum.' diye de ekliyor...

Bu açıklama diğer adayları zan altında bırakan bir açıklamadır.

Diğer adaylar bu konuda basına yaptıkları açıklamada bu iddiayı kesinlikle üstlerine almadılar, bunu da hatırlatalım.

Ve Saner'in açıklamadan altı çizilecek bir not daha : 'Yer altı dünyası ile işbirliği yapıldığına dair saptamalar vardır'

Ersan Saner, hem rakiplerine hem de yer altı dünyasını burada hedef gösteriyor.

Eğer bu doğruysa KKTC için çok ciddi bir sorun var demektir.

Saner'in videosuna bir magazinci gözüyle bakamayız. Daha önemlisi bu ülkede bu çirkin yönteme başvurarak siyaseti dizayn etmeye çalışan birileri olması bizim asıl meselemiz.

Başbakan, iddialarını hukuki zemine taşımalı ve bu operasyonu kimlerin planladığının üzerine gitmek zorundadır.

Belki kendisi siyasi hayatın içinde olmayacak artık ki doğrusu budur ama en azından bu yöntemi meşru görenlere karşı dik bir duruş sergilemelidir.

Saner'in bu ülkede tehdit edilen tek siyasi olmadığı da kulislerde konuşuluyor.

Bu çirkef biran önce temizlenmelidir.

***

İki akaryakıt firması kafa kafaya vermiş fiyat belirliyor...

İstediği olmadığında da akaryakıtı kesiyor ve halkı perişan ediyor.

Yahu savaş döneminde böyle zulüm yapılmaz insana...

Devlet bu saçmalığa müdahale etmekte çok çok geç kaldı.

Burası dağ başı mı?

Kafasına esen isteğini yapabiliyor mu!

Enerji bakanı Arıklı dün akşam krizin iki firmanın piyasaya akaryakıt vermemesinden kaynaklandığını söyledi ve 'Rekabet Kurulu soruşturma başlatacak' dedi.

Akaryakıt firmalarına yıllık cirolarının yüzde 10'u kadar ceza yazılabilecekmiş...

Bu cezayı dün bu saçmalık başladığı anda yazacaktınız ve müdahale edecektiniz..

Bu kadar başıboşluk olmaz...

Benzin istasyonu açabilmek için bin bir dalaverinin döndüğü, Rumlara KKTC'den fazla akaryakıt satışı yapıldığı bugünlerde akaryakıtçıların zarar ediyoruz isyanı da gerçekten ilginç...

MESAJ KUTUSU

Sayın Fikri ATAOĞLU, eski DP’li bazı önemli kurmaylar şimdi üyeleri arayarak o partinin içinde senin ne işin var diye baskı kurmaya başladılar. Eğer parti içinde düğmeye basıp disiplin mekanizmalarını devreye sokmazsanız seçim öncesinde zarar görebilirsiniz!

Sayın Ersan SANER, tarafınıza hazırlanan komplo konusunda yen altı dünyasını hedef gösterdikten sonra artık yargı sürecinin de hiç gecikmeden başlatılması gerekiyor. Bir de ülkenin tüm siyasileri bazı baronlardan uzak durmazsa gelecekte ne olacağını kimse tahmin bile edemez…

Sayın Kutlu EVREN, cezaevinde yaşanan vaka patlamasından sonra genel af söylemleri bir kez daha konuşulur oldu. Bazı yüz kızartıcı suçlar dışında mahkum olanları cezaevinde değil de evlerinde elektronik kelepçe ile tutmak konusunda bir takım öneriler yapılıyor…

Sayın Halil TALAYKURT, kurultay için geri sayım devam ederken aynı zamanda genel seçimler konusunda tempoyu bir hayli yükselttiğiniz gözleniyormuş. Bire bir yüz yüze seçim çalışması bu ülkede her zaman iyi sonuç getirmiştir, bu hızla devam ederseniz şansınız bir hayli fazla olacak gibi gözüküyor…

Sayın Emre EFENDİ, yerel seçimlerde Lapta’da UBP içinde büyük kargaşa yaşanacağı tahmin ediliyor. Eğer bundan yararlanabilirseniz çok güçlü olmadığınız bölgede seçilme şansınızın olacağı konuşulmaya başlandı. Fırsatları iyi değerlendirmek gerek değil mi?

Sayın Günay ÇERKEZ, hizmete girmeye hazırlanan yeni cezaevinde daha ilk günlerde teknik sıkıntılar yaşanması üzerine okurlardan yoğun sorunlar gelmeye başladı. Ortaklardan birisi olarak kamuoyunu bilgilendirici bir açıklama yaparsanız sanki de iyi olacak gibi geldi bize…

Sayın İsmet ESENYEL, uzun ve yorucu bir çalışma döneminden sonra Profesörlük unvanına hak kazandığınızı memnuniyetle öğrendik. Bakalım bundan böyle hangi büyük projelere imzanızı atacaksınız, özellikle de turizm konusunda ülkenin beklentisi bir hayli fazla…

Sayın Erhan ARIKLI, bu ülke belki de ilk kez akaryakıt istasyonları önünde yüzlerce metre kuyruk gördü. Aslında soruşturma başlatmak yerine hepsinin kapısına birer mühür vursaydınız çok isabetli olacak hem de siz kahraman ilan edilecektiniz…

Sayın Ünal ÜSTEL, dün gün boyunca video rezaleti gündemin tepesine otururken sizin Ankara’ya çağrılmanız da diğer başka bir gelişmeydi. İstanbul’da tedaviye gitmişken oradan apar topar Ankara’ya uçmanız çeşitli yorumlara neden oldu. Vardır bir hikmeti değil mi?

Sayın Ahmet SOYALAN, önceki günden itibaren ülkenin gündemine oturan video krizinde artık en büyük sorumluluk polis teşkilatının omuzlarında. Bu ülkenin başbakanı için böyle komplo senaryoları yazılıyorsa bu artık özel bir ekip oluşturarak olayı aydınlatmak şart haline geldi…

Sayın Serhat KOTAK, bundan böyle Halkın Partisi’nde siyasete yer alma kararı üretmişsiniz, hayırlı ve uğurlu olsun. Şuanda yaşanan krizlerden en fazla yararlanacak olan partiyi seçerek doğru bir tercihte bulundunuz…

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner398

banner361

banner357

banner363

banner403

banner324

banner226

banner301

banner290

banner320

banner406

banner331

banner184