Anastasiadis’in kafa bulandırıcı tavrı ve gevşek federasyonda merkezi devlete bırakmayı düşündüğü 9 yetki..

Bazı saptamaları yeniden yapmak istiyorum:

1- Rum tarafının stratejisi bugüne kadar “ya üniter devlet, ya da statükonun devamı” olmuştur, çözüm için hiç acele etmemiş ve işgal ettiği iki Halkın eşitliğine dayalı Kıbrıs Cumhuriyeti’ni yüzde yüz Rumlardan oluşan bir Rum devleti olarak dünyada, BM, de, AB’de konsolide etmeye bakmıştır..

2- Siyasi eşitliği, egemenliği eşit şekilde paylaşmayı ve garantörlüğü içerecek bir anlaşmayı asla kabul etmemiştir, etmeyecektir..

3- Doğu Akdeniz’de bulunan hidrokarbon yataklarına AB’nin acil ihtiyacı, doğalgazın en kısa, en ucuz, teknik bakımdan en kolay ve en akılcı yol olan Türkiye üzerinden Avrupa’ya taşınması ve Türkiye’nin bu hidrokarbon yataklarının tek başına Rumlar tarafından gasp edilmesine sessiz kalmayacağını, savaş ve büyük bir kriz pahasına engel olacağını kanıtlaması, Rum tarafını, AB’ı, ABD’yi, BM’yi, “zamana oynama ve statükonun devamı” stratejisinden “ACİL ÇÖZÜM” stratejisine geçmeye zorlamaktadır…

Aksi halde Doğu Akdeniz’de patlayacak bir askeri krizde, Türkiye’nin, Rum devletini başlarına yıkacağından korkmaktadırlar..

Emperyalist ülkeler de Türkiye ile kriz değil bir an önce doğal gaz istemektedirler…

Özetle Konjonktür, onlara “acil çözüm”ü dayatmaktadır…

4- Rum tarafı “acil çözüm” baskısı ve gereksinimi var diye Türk tarafının siyasal eşitliğini ve Türkiye’nin tüm ada için garantör olmasını kabul etmeye niyetli değildir, hazır değildir, hazım sorunu vardır…

5- Anastasiadis, bu nedenle “ACİL ÇÖZÜM”ün, “ÜNİTER RUM DEVLETİ” hedefini içermesini, ancak siyasal eşitliği ve garantörlüğü içermemesini sağlayacak bir arayış içine girmiştir…Bunun için “gevşek federasyon ve Kıbrıs Cumhuriyeti içinde ÖZERK-OTONOM BÖLGE” stratejisini geliştirmiştir…

Bunun için Türkiye ile direk temasa geçmiş ve konuyu açmıştır…

Şimdi bu saptamalar üzerinden bugünkü değerlendirmemi aktarmak istiyorum…

AÇIK OLMAMASI KAFA BULANDIRIYOR

Anastasiadis, yıllardır savundukları “merkezi yanı güçlü federasyondan “siyasi eşitliğimizi ve garantörlüğü” kabul etmemek için vazgeçtiğini söylüyor ama, gevşek federasyondan ne anladığını açık olarak ortaya koymuyor…

Biz sadece ortada dolanan belgelere bakarak tahmin yürütüyoruz..

Bu belgelerden biri daha önce sözünü ettiğim, Rum müzakere heyeti üyesi ve danışmanı hukukçu Poliviu’nun hazırlayıp kendisine verdiği 37 sayfalık rapordur..

Diğer belge ise, Anastasiadis’e yakın çevrelerin el altından dağıttığı ve geçen hafta Yenidüzen gazetesinde çıkan 8-10 sayfalık belgedir…

Her iki belgenin ortak yanları bize “gevşek federasyon” adı altında yüzde yüz Rumlardan oluşacak “Kıbrıs Cumhuriyeti içinde, ÖZERK-OTONOM BÖLGE STATÜSÜ önermesidir . Türkiye belli bir süre sadece bu özerk bölgenin garantörü olacaktır..

Bu özerk bölge Kıbrıs Cumhuriyeti içinde AB’a da katılmış olacaktır…

Bir başka deyişle AB müktesebatı bu bölgede de uygulanmaya başlanacaktır…

Özerk bölgenin deniz ve hava limanları “Kıbrıs Cumhuriyeti’nin onayı ile” uluslar arası trafiğe açılacaktır…

Özerk Bölgenin toprak oranı %28.5 olacak ve Güzelyurt bu bölgenin dışında olacaktır…

Mülkiyet sorunu bireysel takas ve bireysel tazminatlarla çözülecektir…

Ayrılma hakkını da içeren self-determinasyon hakkı olmayacaktır vb…

ÜÇÜNCÜ BELGE

Anastasiadis’in 23 Ekim’de toplanan Rum Ulusal Konseyi’ne ise 3. bir “gevşek federasyon” belgesi sunmuştur..Bu belgede, daha önce Akıncı’nın verdiği korkunç tavizlerle 24’e çıkardığı merkezi yanı güçlü devlet yetkilerini 9’a düşürmüştür…

Bu 9 yetki şöyledir:

“ 1.DIŞ KONULAR VE AVRUPA BİRLİĞİ İLİŞKİLERİ, Dış ve AB temsiliyeti, Dış politika (uluslararası anlaşmaların icraası dahil) ,savunma politikası

2.AB İlişkileri ve Anayasada belirtildiği şekliyle AB ile ilgili konular, KIbrıs’ın etkili bir şekilde AB içerisinde rol almasının sağlanması, AB politikaları ve muktesebatının uygulanması ve şekillenmesi husunda sorumluluk alınması ve AB’ye daha da entegrasyon. Bu yetkiler İŞBİRLİĞİ ANLAŞMASI ÇERÇEVESİNDE VE FEDERAL KANUNLARA UYGUN OLACAK ŞEKİLDE yürütülecektir.

3.Savunma

4. Kara, deniz ve hava kontrolü ve güvenliği.

5. Kıbrıs vatandaşlığı, pasaport verilmesi, göç, iltica, sınır dışı etme ve yabancıların iadesi dahil

6.Terörle mücadele, uyuşturucu kaçakçılığı, insan ticareti, kara para aklama ve organize suçlar

7. Suçların bağışlanması ve Aflar; federal suçlarla ilgili şartlı tahliye

8. Avrupa Birliği memurları ve diplomatik olmak üzere federal memurların atanması, AB kurumları ve uluslararası organizasyonlarda geçici görevlendirmeler

9.Fikri Mülkiyet ASIL ÖNEMLİ KONULAR YOK Anastasiadis’in önerdiği bu 9 yetki, gerçekten merkezi yanı zayıf, konfederasyona yakın bir gevşek federasyonda olması gerek yetkilerdir…

Eğer çözüm iki eşit-egemen devlete dayalı bir Konfederasyon olsa ve iki devlet bir KONFEDERAL KONSEY çatısı altında birleşme kararı alsa, ufak tefek değişikliklerle benzer yetkiler KONFEDERAL KONSEY’de de olabilirdi…

Ne ki Anastasiadis ısrarla “iki devletli bir çözüme veya konfederasyona karşı olduğunu, tek egemenliğe, tek vatandaşlığa, tek uluslar arası kimliğe dayalı bir gevşek federasyon istediğini” söylemektedir…

Bu durumda Anastasiadis, aklındaki gevşek federasyonda, Federal Anayasa, federal polis, federal yargı, federal yasama, dönüşümlü başkanlık ve federal yürütme organları olup olmayacağını, bu ortak organlara katılımla karar alma sürecinin nasıl olacağı, Türk Halkının siyasal eşitliğinin nasıl ifade bulacağı ve korunacağını, Akıncı ile üzerinde anlaştığı 141 ortak kurumun kaça ineceğini ve hangileri olacağını, toprak, mülkiyet, garantörlük, iki devletin borçları, merkez bankası, Türk vatandaşlarına da 4 özgürlük konusunda eş muamele, derogasyonlar, anlaşmanın AB’nin birincil hukuku olması, gevşek federasyonun iki eşit kurucu devletten mi oluşacağını, yoksa Kıbrıs Cumhuriyeti içinde “OTONOM TÜRK BÖLGESİ” mi olacağını, toprak ve mülkiyet sorununun nasıl çözüleceğini, Akıncı ile anlaştığı 4 Ruma 1 Türk şeklindeki nüfus yapısında ısrarlı mı olacağını, self-determinasyon ve ayrılma hakkı vb. gibi önemli konulardaki önerilerini de paylaşmak zorundadır…

Dikkat edilirse 9 yetki içinde ortak merkez bankası, ortak ekonomi, tek para birimi konuları yoktur. Anlaşılan AB içinde olunacağı için bu konuyu AB’ye bıraktığıdır..

Anastasiadis, Rum ulusal Konseyi’ne sunduğu belgede bu konularla ilgili hiçbir bilgi vermemiştir..

Her iki taraftaki kafa karışıklığının ve temeli olmayan soyut tartışmaların nedeni de budur…

Rum lider eğer ciddiye alınmak ve yeni bir ciddi süreç başlatmak istiyorsa en kısa sürede bu sorulara da açıklık getirmek zorundadır, yoksa amacının kafa karışıklığı yaratmak ve boş bir umut olsa bile, hala zamana oynamak olduğu ortaya çıkacaktır